TZOB Başkanı Bayraktar, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nü kutladı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ormanların toprak erozyonunu önlediği gibi tarım arazilerinin, çayır ve meraların sellerden zarar görmesine mani olduğunu belirterek, “Orman varlığımızın artırılması, orman tahribatlarının önüne geçilmesi şüphesiz çok önem arz etmektedir.” ifadesini kullandı.

Bayraktar, yazılı açıklamasında, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nü kutladı.

Kuraklık, sel, fırtına gibi afetlerin etkilerini azaltmak için özellikle orman ve su yönetiminde kalıcı ve akılcı çözümler bulunması gerektiğine işaret eden Bayraktar, “Bu, sera gazı emisyonlarının azaltılarak iklim değişikliğinin etkilerinin giderilmesi, ormanların, sulak alanların, deniz ve kıyı ekosistemlerinin, çayırların, tarımsal alanların ve turbalıkların mevcut durumlarının korunması ve iyileştirilmesiyle mümkün olabilecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de toplam ormanlık alanın yüzde 60’ını birinci ve ikinci derece yangına hassas alanların oluşturduğuna dikkati çeken Bayraktar, “İklim değişikliğinin etkisiyle sıcaklık artışlarının olması son yıllarda orman yangınlarını birlikte getirmektedir. Geçen yıl maalesef ülkemizde Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi verilerine göre 294 yangında 202 bin 699 hektar orman alanı kül oldu. Bu alan yaklaşık 284 bin futbol sahası büyüklüğündedir. Diğer taraftan son 10 yılda en fazla yangın çıkan yıl 472 ile 2020’de yaşanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, bu nedenle orman yangınlarının Türk ormancılığının öncelikli konuları arasında bulunması ve orman yangınlarının çıkmasına, yayılmasına mani olmak için her türlü tedbirin alınması gerektiğini kaydetti.

Toprak verimliliğinin tükenmesi ve orman ve su kaynaklarının, meraların ve balıkçılığın bozulmasının gelişmekte olan birçok ülkede yoksulluğu daha da artıracağını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Orman yangınlarıyla mücadele tekniklerini geliştirmek ve güçlendirmek, yangına müdahale süresini kısaltarak yangın zararlarını en aza indirmek öncelikli görevlerimiz olmalıdır. Dünyada en önemli karbon yutaklarından biri olan ormanlar büyük bir hızla azalırken, ülkemiz bugüne kadar yapmış olduğu ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve bozuk ormanların iyileştirmesi çalışmaları ile orman varlığını artıran ülkelerdendir. Ancak orman varlığımızı sadece devlet destekleriyle değil bireysel olarak da üzerimize düşen görevle en azından ağaçları korumalı ve uygun şartlarla artırmalıyız.”

“Çalışmalara her zaman öncülük edeceğiz”

Bayraktar, ülke yüz ölçümünün yüzde 29,4’ünü oluşturan ormanların artırılarak, yangından zarar gören alanların telafi edilmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye topraklarının büyük bir kısmının erozyon tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu belirtti.

Tarım arazileriyle çayır mera alanlarının sellerden büyük zarar gördüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:

“Ormanlar toprak erozyonunu önlediği gibi tarım arazilerinin, çayır ve meraların sellerden zarar görmesine mani olmaktadır. Orman varlığımızın artırılması, orman tahribatlarının önüne geçilmesi şüphesiz çok önem arz etmektedir. Sanayileşmede yaşanan gelişmeler ve yerleşim alanlarının artması dolayısıyla karbonmonoksit, kükürt asitleri, hidrokarbonlar ve azot oksitler gibi havayı kirletici maddelerin yanı sıra motorlu taşıtların, enerji santrallerinin, sanayi tesislerinin, konut ısıtma sistemlerinin yakıt artıkları da çevreyi ve dolayısıyla havayı önemli ölçüde kirletmektedir. Bu kirliliği azaltmak için yeşil alanların artırılması, ormanların korunması ve ağaçlandırma çalışmalarının hızla devam etmesi önemlidir. TZOB olarak, ülkemizde ağaçlandırma konusunda yapılacak çalışmalara her zaman öncülük edecek ve katkı sağlayacağız.”