Türk-Arap İş Zirvesi 1.600 sanayicinin katılımıyla Gaziantep’te yapılacak

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, “1.600 sanayici, girişimci ve yatırımcının bir araya geleceği IBF 2’nci Türk-Arap İş Zirvesi yenilikçi yatırım projeksiyonlarıyla Türkiye’nin geleceğine çok önemli bir katma değer sağlayacak.” ifadesini kullandı.

MÜSİAD ev sahipliğinde, Uluslararası İş Forumu (IBF) iş birliğinde Ticaret Bakanlığı’nın katkılarıyla Gaziantep’te 10-12 Haziran’da gerçekleştirilecek IBF 2’nci Türk-Arap İş Zirvesi İstanbul’da yapılan basın toplantısıyla duyuruldu.

Toplantıda konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, zirvenin önemine dikkati çekerek, “Bin 600 sanayici, girişimci ve yatırımcının bir araya geleceği zirve yenilikçi yatırım projeksiyonlarıyla Türkiye’nin geleceğine çok önemli bir katma değer sağlayacak. Farklı bir ifadeyle, Orta Doğu’nun sanayi temsilcilerini Gaziantep’te buluşturacağız.” dedi.

Türkiye’nin sadece jeopolitik konumuyla değil, salgın dönemi boyunca tedarik zincirlerini aksatmadan ilerleyen lojistik altyapısıyla güvenilir bir lojistik kavşak olduğunu tüm dünyaya ispat ettiğini ifade eden Asmalı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu güvenden yola çıkarak Türk-Arap İş Zirvesi’ni İstanbul’dan Gaziantep’e taşıyarak ihracat vizyonumuzda bölgesel dinamiklerle şekillenen yeni bir düzene imza atacağız. Zirve kapsamında gerçekleştirilecek (B2B) ikili görüşmeler, paneller ve fuar aktiviteleri ile yeni ortaklıklar ve ticari bağlantılar teşvik edilecek. Tarihi ve kültürel bağlarımızın çok köklü ve zengin olduğu Arap kardeşlerimize daha yakın ve yoğun iş birliği mekanizmalarını tesis edeceğiz.”

Asmalı, Arap coğrafyasının, Türk iş insanları için yıllardır önemini koruyan bir ticaret bölgesi olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti:

“Ortak bir tarihi paylaştığımızı ve değerlerimizin örtüştüğü Arap halklarıyla yüzyıllardır süregelen tarihi ve kültürel ve sosyal yakınlığımız, farklı yatırım ve iş birliği projeksiyonlarıyla ekonomik boyutta da güçlü bir sinerji oluşturdu.

Coğrafi ve stratejik konumuyla, yatırımcıların can, mal ve inanç güvenliğinin sağlandığı bölgedeki ender ülkeler arasında yer alan Türkiye; yatırım teşvikleri ve yenilikçi iş fırsatlarıyla yabancı yatırımcıların yakın markajında. Ülkemizin en önemli avantajlarından biri de yatırımların hızla geriye dönmesi. Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırımların büyük bir ivmeyle artış göstermesi, bu potansiyeli açıkça gözler önüne seriyor.”

Dünyanın her yerinden iş insanlarını bir araya getirerek ülkeler arası ticareti ve iş birliklerini teşvik eden IBF’nin, bu noktada çok önemli bir misyona sahip olduğunu belirten Asmalı, “IBF, 25 ülkeden, 42 iş adamı dernekleri başkanlarından oluşan bir icra kurulu; ülkeler arasında ekonomik bağların kurulması, sürdürülebilir iş birliği modellerinin oluşturulması, iletişimin güçlendirilmesi ve sosyal ve ekonomik kalkınmanın hızlandırılması vizyonuyla yol alıyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye’yi çok daha aydınlık yarınlara taşıyabilecek stratejilerin geliştirilmesi noktasında Anadolu Üretim ve Yatırım Hareketi’ni başlattıklarını aktaran Asmalı, şu ifadeleri kullandı:

“Bu hareket ile MÜSİAD üyeleri, 2022’de 25 milyar TL yatırım potansiyeline imza attı. 20’yi aşkın ilde, 40 farklı lokasyonda gerçekleştirilecek yatırımlarla, Türkiye’nin ihracat odaklı mekanizmasını hem daha da güçlendirecek hem de bu güven hareketinin etki alanını genişleteceğiz.Türkiye ekonomisinin özellikle hizmet ihracatının artması ile 2023 yılında 300 milyar dolar seviyesine çıkabileceğini öngörüyoruz.”

Asmalı, artan doğalgaz fiyatlarına ilişkin olarak ise dünya genelinde emtia fiyatlarının sürekli arttığına ve Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olduğunu belirterek, dünya genelinde uzun zamandır yaşanan ciddi fiyat artışlarının devlet tarafından sübvanse ettiğini hatırlattı.

Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın ticarete olan etkilerine yönelik olarak Asmalı, Rus ve Ukraynalı iş insanlarının ticaret için Türkiye’ye yoğun bir ilgi gösterdiğini aktardı.

“Orta Doğu tarihine geçecek büyük bir toplantı olacak”

IBF Başkanı Erol Yarar da konuşmasında “Zirveye bin 600 iş adamı katılacak. Bu Orta Doğu tarihine geçecek büyük bir toplantı olacak. Dolayısıyla Türk-Arap İş Zirvesi hem bölge açısından hem Türkiyemiz hem de Türk-Arap yatırımcılar açısından çok büyük önem arz etmektedir. ” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de şu anda 40 binin üzerinde Arap kökenli iş insanlarının işletmeleri olduğunu belirten Yarar, “Bunlar 1 milyonun üzerinde insan istihdam ediyorlar. ve Türkiye’nin ihracatına milyarlarca dolarlık katkılarda bulunuyorlar.” dedi.

Yarar, Türkiye’nin tarihi boyunca dünyanın birçok bölgesinden göç aldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Gerek Balkanlardan, gerek Kafkaslardan, gerek Orta Doğu’dan almış olduğu göçler hiçbir zaman Türkiye’nin önünde engel olmamıştır. Tam tersine, beraber Türkiye’de artısı olmuştur. Türkiye’de Arap iş adamları önemli yatırımlar yaptılar.”

Gerçekleştirdikleri 1’inci zirvede yoğun bir taleple karşılaştıklarını belirten Yarar şunlara dikkati çekti:

“1’inci zirvede Urfa’dan başlayıp Adana, Mersin, Hatay, Bursa şehirlerimizde Arap iş insanlarını bir araya getirdik. Gördük ki Anadolu’da da çok büyük bir teveccüh var. Dolayısıyla 2’nci zirvemizi Anadolu’da yapmaya karar verdik.Şehirlere baktığımız zaman Güneydoğu’da gerçekten Gaziantep şehrimizde hem şehrin Güneydoğu’nun ortası olması hem tarihi hem de sanayi altyapısından dolayı 2’nci zirveyi Gaziantep’te yapmaya karar verdik.”

Yarar, Gaziantep’in bulunduğu konum itibarıyla ticaret açısından çok önemli bir şehir olduğuna vurgu yaparak, şehrin Türkiye’nin parlayan yıldızlarından olduğunu söyledi.

Zirvenin ciddi bir ticaret hacmine de yol açacağına vurgu yapan Yarar, 3 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmine sebep olacağını ön gördüklerini belirtti.